Yara izi olanlara ‘lazer teknoloji’ müjdesi

Abone Ol
Daha Fazla

Cilt yaşlanması, sivilce, yanık ve yara izleri… Tüm bunlar estetik görünümüne ve bakımına önem veren pek çok insanın ortak sorunlarından… Bu problemlerin çözümü için ise cerrahi ya da ameliyatsız pek çok farklı teknik kullanılıyor.

Ameliyatsız yöntemler arasında yer alan lazer teknolojileri başarılı sonuçları ile öne çıkıyor. Son dönemlerde en çok tercih edilen yöntemler arasında yer alan Fraksiyonel Karbondioksit Lazer (CO2) uygulaması ile hem derideki sorunların tedavi edilmesi hem de kolajen oluşumunun uyarılması sağlanıyor.

Hem cildi gençleştiriyor hem de izleri tedavi ediyor

Memorial Ankara Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nilgün Solak, lazer uygulamasının öne çıkan taraflarını anlatmadan önce söz konusu tedavinin etki oranının yüksek, yan etkisinin ise düşük olmasına dikkat çekiyor.

Bu yöntemle cildin hem üst hem de alt tabakasında olumlu etki aldıklarını anlatan Prof. Dr. Solak, cildin yenilenmesi sırasında üst derideki lekelerin tedavi edildiği bilgisini paylaştı.

Sivilce, yara, yanık ve lekelerde kullanılabiliyor

Prof. Dr. Nilgün Solak, fraksiyonel CO2 lazer uygulamasının hangi alanlarda kullanılabildiği konusunda ise “Sivilce izleri başta olmak üzere, ameliyat, yanık ve yara izleri, gebelik ve doğum sonrası oluşan çatlaklar, anti aging amaçlı olarak cilt kırışıklıkları ve sıkılaştırma amacıyla da yüz sarkmalarında kullanılabilmektedir. Bununla birlikte yaşlılık ve güneş lekelerinde, gebelik maskesi olarak adlandırılan melazma tedavisinde de uygulanabilir.” yanıtını veriyor.

Bu yöntem nasıl uygulanıyor?

Bu tedavi yönteminden yararlanmak isteyenlerin aklında en önemli soru olan ‘Nasıl uygulanıyor?’ konusuna da değinen Prof. Dr. Solak, şunları söyledi:

“Bu uygulamada, lazer ışını mikroskobik yuvarlak kolonlar halinde cilde gönderiliyor. Böylece yuvarlak kolonlar arasında sağlam doku alanlarının kalması sağlanıyor. Esasen biz uygulama yaptığımız bölgelerde bulunan suyu hedef alıyoruz.

İlgili bölgede lazer ışını ile kontrollü bir şekilde termal hasar oluşturuluyor ve bu bölgenin hemen yanındaki sağlam dokuların harekete geçmesi sağlanıyor. Yan taraftaki canlı hücreler hasarlı alana gidiyor ve zarar görmüş dokuyu onarıyor.”

Tedaviden bir süre sonra kolajen üretimi sağlanır

Prof. Dr. Nilgün Solak, işlem sonrasında hastanın iyileşmesi 7-10 gün kadar sürebildiği bilgisini paylaşıyor…

Cildin ilk üç gün kızarıp ödem topladığını, daha sonraki süreçte ise soyulmalar başladığını anlatan Solak, “Hastalar yaklaşık bir hafta sonra normal yaşantısına dönebiliyor. Tedavinin etkinliği ise genellikle üç aydan sonra belirginleşiyor. Bu işlemin etkisi hemen ortaya çıkmaz. İlk başlarda gerçekleşen soyulmalar bir peeling etkisi gibi görülse de derideki tedavi etkisi ve iyileşme genellikle 3-6 ay içerisinde kendini göstermeye başlar. Çünkü derideki kolajen üretimi bu süreler içerisinde tamamlanır.” şeklinde konuştu.

Seans sayısı kişiye göre değişir

İşlemin seans sayısı yapılan tedavinin amacına, tedavi edilecek bölgeye ve kişinin deri özelliklerine bağlı olarak değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Solak, şunları söyledi:

“Seans sayısı genellikle 3-6 arasında olurken, iki seans arasındaki süre ise bir ay olarak ayarlanıyor. Daha yüzeysel yapılan işlemlerde ise seans sayısını artırmak gerekebilir.

Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması kış dönemlerinde daha çok uygulanır. Çünkü işlem sonrasında yüzde meydana gelen kızarıklıkların ve soyulmaların güneş ile temas etmesi durumunda pigment, yani yüzde leke oluşumu riski ortaya çıkıyor.

Koyu tenli kişiler bölgesel pigmentleşme ya da pigment kaybı gibi durumlardan daha çok etkilenirken, bu tedavide açık tenliler daha şanslı grubu oluşturur. İşlem sonrasındaki günlerde güneş kremi kullanılması yeterli olmamakta, bu sebeple hastaların işlemden sonra 3-5 gün boyunca dışarı çıkmaması gerekmektedir.”

Aşırı yara iyileşmesi olanlarda kullanılmaz

Prof. Dr. Nilgün Solak, yaş sınırı olmayan ve herkese uygulanabilen bu tedavi yöntemini kronik hastalığı olanlar da yaptırabildiğini anlatarak, sadece aşırı yara iyileşmesi olan kişilerde bu işlemin uygulanamayacağını söyledi. Bununla birlikte kan pıhtılaşmasını engelleyen, ışığa karşı duyarlılık meydana getiren ilaç kullananlar ve solaryuma girenler de uygulama yapılmayacak kişiler arasında yer alıyor.

Cilt gençleştirici olarak uygulanan lazerlerin en etkilisi olan Fraksiyonel CO2 Lazer işlemi sonrasında bir yıl boyunca kolojen liflerinin oluşması ve yapılanmasının devam ettiğini altını çizen Solak, bu uygulamaların düzenli olarak yaptırılmasının uzun vadede yenilenmiş bir cilt sağladığını da sözlerine ekledi.

Kozmetik dermatoloji işlemleri koronavirüs nedeniyle genellikle ertelendiğini kayeden Prof. Dr. Nilgün Solak, yaza sağlıklı bir ciltle girmek için bu tür uygulamaların tam zamanı olduğunu sözlerine ekledi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Gerçekçi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!