Prof. Dr. Şükrü Kumsar: “Sertleşme sorununda kalıcı ve kişiye özel çözümler öne çıkıyor”
Erkeklerde yaşam kalitesini, özgüveni ve çift ilişkilerini etkileyebilen sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon), günümüzde daha fazla konuşulan ve tedavi seçenekleri giderek gelişen bir sağlık alanı haline geldi. Uzmanlar, bu sorunun yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmemesi gerektiğini; altta yatan nedenlerin doğru değerlendirilmesiyle birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebildiğini vurguluyor.
İstanbul’da üroloji ve androloji alanında uzun yıllardır hizmet veren Prof. Dr. Şükrü Kumsar, sertleşme sorununun tedavisinde artık tek tip yaklaşımlar yerine neden odaklı ve kişiye özel planlamaların ön plana çıktığını belirtiyor.
Sertleşme sorunu artık yalnızca ileri yaşların problemi değil
Son yıllarda sertleşme sorununun daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmeye başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Şükrü Kumsar, yoğun stres, hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, metabolik hastalıklar, uyku düzensizliği ve yaşam tarzındaki değişimlerin bu tabloda etkili olabileceğini ifade ediyor.
Prof. Dr. Şükrü Kumsar, özellikle erken dönemde ortaya çıkan belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:
“Başlangıç döneminde görülen sertleşme kalitesinde azalma, sertliği sürdürmede zorlanma veya performansta dalgalanmalar çoğu zaman geçici kabul edilip ertelenebiliyor. Oysa erken değerlendirme ve uygun hasta grubunda uygulanacak neden odaklı tedavi yaklaşımlarıyla sürecin ilerlemesi yavaşlatılabilir, mevcut fonksiyon korunabilir ve uzun dönem sonuçlar desteklenebilir. Bu nedenle erken dönemde başvuru, tedavi başarısını etkileyen önemli faktörlerden biridir.”
“Her sertleşme sorunu aynı değildir”
Sertleşme sorununun damar yapısı, hormonal durum, sinir sistemi, kullanılan ilaçlar, psikolojik faktörler ve yaşam tarzı gibi birçok farklı nedene bağlı gelişebildiğini ifade eden Prof. Dr. Şükrü Kumsar, şu değerlendirmede bulunuyor:
“Günümüzde hedef yalnızca geçici performans sağlamak değil; mümkün olduğunca altta yatan nedeni tespit ederek daha uzun süreli ve sürdürülebilir iyileşme elde etmek. Bu nedenle her hastaya aynı tedaviyi uygulamak doğru yaklaşım değildir.”
Kalıcı tedavi yaklaşımında amaç nedeni düzeltmek
Sertleşme sorunu tedavisinde uygulanan yöntemler; hastanın yaşı, şikâyetin süresi, eşlik eden hastalıkları ve yapılan değerlendirmelerin sonucuna göre değişiklik gösterebiliyor.
Güncel yaklaşımlar arasında;
• yaşam tarzı düzenlemeleri,
• medikal tedaviler,
• düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi (ESWT),
• seçilmiş hastalarda rejeneratif yaklaşımlar (kök hücre, eksozom ve PRP uygulamaları),
• hormon eksikliklerinin düzeltilmesi,
• vakaya göre cerrahi seçenekler ve penis protezi uygulamaları yer alabiliyor.
Prof. Dr. Şükrü Kumsar, özellikle damar kaynaklı uygun hasta grubunda uygulanan bazı tedavi kombinasyonlarının uzun dönem memnuniyet açısından umut verici sonuçlar sağlayabildiğini belirtiyor.
Geçici çözüm ile kalıcı yaklaşım birbirinden farklı
Sertleşme sorunu yaşayan birçok erkeğin internetten veya sosyal medyadan gördüğü uygulamalara yöneldiğini belirten Prof. Dr. Şükrü Kumsar, “Her yöntem herkese uygun değildir. Geçici etki sağlayan uygulamalar ile nedeni hedefleyen tedavi planları birbirinden ayrılmalıdır. Doğru tanı olmadan yapılan işlemler zaman ve maliyet kaybına neden olabilir” diyor.
Bu nedenle değerlendirme sürecinde ayrıntılı hasta öyküsü, fizik muayene, gerekli hormon testleri ve uygun hastalarda penil doppler ultrasonografi gibi incelemelerin önemli olduğunu vurguluyor.
Kontrolsüz uygulamalara dikkat
Sertleşme sorunu tedavisinde hızlı sonuç vaat eden, bilimsel dayanağı net olmayan uygulamalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Şükrü Kumsar şu uyarıda bulunuyor:
“Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı bulunan veya düzenli ilaç kullanan hastalarda değerlendirme daha titiz yapılmalıdır. Sertleşme sorunu çoğu zaman genel sağlık durumunun da bir göstergesi olabilir. Bu nedenle tedavi süreci mutlaka hekim kontrolünde planlanmalıdır.”
Prof. Dr. Şükrü Kumsar, amaçlarının yalnızca kısa süreli performans artışı değil; hastanın genel cinsel sağlığını ve yaşam kalitesini uzun vadede iyileştirmek olduğunu sözlerine ekliyor.
Türk Kanser Derneği, 2018’den Bu Yana Sürdürdüğü “Gölge Oyunu Oynamaya Var Mısınız?” Etkinliğini Bu Yıl Yeni Konseptiyle Kent Ormanı’na Taşıdı Türk Kanser Derneği, cilt kanserine karşı korunma bilincini artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği “Gölge Oyunu Oynamaya Var Mısınız?” etkinliğini bu yıl yenilenen içeriğiyle Kemerburgaz Kent Ormanı’nda gerçekleştirdi. Maruderm’in ana sponsorluğunda...
Pakistan Büyükelçiliği ve Albayrak Grubu iş birliğinde düzenlenen “Bir Milletin Kuruluş Hafızası” sergisinin lansmanı, 16 Haziran Salı günü Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen açılış töreniyle yapıldı. Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd ve İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün’ün katıldığı tören, Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah’ın150. doğum yıldönümünü hukuk, temsil ve bağımsızlık ekseninde anlattı. Sergi, 23 Haziran’a kadar ziyarete...
Pirinç, dünya mutfaklarının temel yapı taşlarından biri olarak hem geleneksel hem de çağdaş tariflerde önemli bir rol oynuyor. Farklı pişirme tekniklerine uyum sağlayabilen yapısı, dengeli dokusu ve lezzetleri taşıma kapasitesi sayesinde pirinç; çorbadan ana yemeğe, ana yemekten tatlıya uzanan bütüncül menü kurgularında güçlü bir bileşen olarak öne çıkıyor. California Calrose pirinci ile hazırlanan bu özel...
Bir minyatüre dokunarak 500 yıl öncesine gitseydiniz… Ve tarihin akışını değiştirebilecek gücünüz olsaydı… Üstelik kalbinizi geleceğin Yavuz Sultan Selim’i olacağını bildiğiniz adama kaptırsaydınız… Türkiye’de nadir rastlanan tarihi-fantastik kurgu türüne dikkat çekici bir giriş yapan Mehtap Karakaya’nın, Parola Yayınları etiketiyle yayımlanan ilk romanı Konstantiniyye’nin Gökyüzü, tarih, aşk ve zaman yolculuğunu bir araya getiren sürükleyici kurgusuyla okurların...
Mardin kökenli Sincar Aşireti’nin önde gelen isimlerinden biri olarak tanınan Cemal Sincar, uzun yıllardır aşiret yapısı içerisinde üstlendiği liderlik rolüyle dikkat çekmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan Sincar Aşireti mensupları tarafından tanınan Cemal Sincar, toplumsal dayanışma, birlik ve beraberlik anlayışını ön planda tutan çalışmalarıyla bilinmektedir. Sincar Aşireti, bölgenin köklü aşiretlerinden...
Türkiye’de otomotiv teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte araç içi dijital ekranlar da her geçen gün daha büyük ve daha değerli hale geliyor. Özellikle elektrikli ve yeni nesil akıllı araçlarda kullanılan multimedya ekranlarının değişim maliyetleri yüz binlerce liraya ulaşabiliyor. Bu alanda faaliyet gösteren ve sektörün öncü markalarından biri olarak dikkat çeken ScreenShieldTR, araç ekranlarını özel koruyucu kırılmaz...
Türkiye’de kadın girişimcilerin teknoloji ve dijital dönüşüm alanındaki başarı hikâyelerine bir yenisi daha eklendi. İki çocuk annesi girişimci Şahsemin Aksu tarafından hayata geçirilen Satışa Hazır, gayrimenkul sektöründe güven, şeffaflık ve resmi süreçlere uygunluğu merkeze alan yapısıyla yayın hayatına başladı. Aksu’nun girişimcilik yolculuğu, yıllar önce yaşadığı bir gayrimenkul mağduriyetiyle başladı. Satın alma sürecinde karşılaştığı sorunlar ve...
Yenilenebilir enerji yatırımları, Gold Standard sertifikalı karbon projeleri ve entegre atık yönetimi uygulamalarıyla Panda Alüminyum ve iştirakleri, yılda yaklaşık 550 bin ton karbon emisyonunun önüne geçerek düşük karbonlu sanayi dönüşümüne katkı sağlıyor. Küresel ölçekte hız kazanan düşük karbonlu ekonomi dönüşümü ve sanayide net sıfır hedefleri doğrultusunda şirketler, sürdürülebilir üretim modellerine yönelik yatırımlarını artırıyor. Avrupa’nın önemli...
A Milli Futbol Takımı ve Galatasaray’ın futbolcusu Barış Alper Yılmaz, yer aldığı yeni iletişim çalışmasında çocukluk yıllarından profesyonel kariyerine uzanan futbol yolculuğunu anlattı. Yılmaz, “Açken Sen, Sen Değilsin yaklaşımı bana çok tanıdık geliyor. Hepimizin gün içinde kendimiz gibi hissetmediğimiz anlar olabiliyor” dedi. Barış Alper Yılmaz’ın yer aldığı çalışmada, mahalle aralarında başlayan futbol tutkusunun profesyonel kariyere...
Türkiye’de dövme sanatı artık yalnızca bir grubun kapalı kapılar ardında ilgilendiği bir alan değil. Türkiye Art Fest gibi etkinliklerde dövmenin geleneksel ve modern birçok biçimde ele alınması, özellikle realizm gibi teknik açıdan zorlayıcı stillere olan ilgiyi de artırıyor. Bu yeni görünürlük içinde, Türkiye’de farklı stüdyolarda çalışan uluslararası sanatçıların deneyimleri de daha fazla dikkat çekiyor. Bu...
Reklam & İşbirliği: [email protected]